MescitlerMescit·Medine

Mescid-i Nebevi

Mescid-i Nebevî, Hz. Peygamber'in hicretten hemen sonra Medine'de bizzat yaptırdığı ve içinde defnedildiği, dünyanın en kutsal mescidlerinden biridir. Mescid-i Harâm'dan sonra yeryüzünün en faziletli mescidi kabul edilmektedir. Hz. Peygamber'in kabrini, Hz. Ebûbekir ve Hz. Ömer'in kabirlerini barındıran bu mescid, İslâm mimarisinin ve medeniyetinin sembolü hâline gelmiştir. Günümüzde milyonlarca hacı ve ziyaretçiyi ağırlamaktadır.

Mescitler

Mescid-i Nebevi

Konum

Medine, Suudi Arabistan

Harita

Tarihçe

Mescid-i Nebevî'nin inşası, Hz. Peygamber'in Medine'ye hicretinin hemen ardından Hicrî 1. yılın Rebîülevvel ayında (M. 622/623) başlamıştır. Mescid'in inşa edileceği arazi, hicret sırasında Hz. Peygamber'in devesinin çöktüğü yere yakındı ve Sehl ile Süheyl adlı iki yetime aitti. Hz. Peygamber bu araziyi satın almayı teklif etmiş; yetimler mescid için hibe etmek istedilerse de Hz. Peygamber bedeli ödeyerek satın almıştır. İlk inşaatta mescid, yaklaşık 1.000 m²'lik bir alan üzerine kerpiçten yapılmıştır. Duvarları ham taştan, direклeri hurma kütüklerinden, çatısı ise hurma dallarından oluşmaktaydı. Mescidin başlangıçta üç kapısı bulunuyordu: batıda Bâbürrahme (Bâbüâtike), doğuda Bâbücibrîl (Bâbüosman) ve güneyde Bâbülcenûbî. Kıblenin Kudüs'ten Kâbe yönüne çevrilmesinin ardından (H. 2 / M. 624) güneydeki kapı kapatılıp kuzey duvara yeni bir kapı açılmıştır. Hz. Peygamber döneminde mescidin yanında "Suffe" adıyla bilinen ve yoksul sahâbîlere barınak işlevi gören bir bölüm bulunmaktaydı. Bu bölüm, ilk İslâm eğitim kurumunun nüvesi olarak değerlendirilmektedir. Mescid, Hz. Peygamber zamanında H. 7. yılda Hayber'in fethinin ardından ilk kez genişletilmiştir. Hz. Ömer döneminde (H. 17 / M. 638) mescid ilk büyük genişletmesini geçirmiş; kıble yönünden 5 metre, batı yönünden 10 metre, kuzey yönünden 15 metre genişletilerek eni 60 metre, boyu 70 metreye ulaşmıştır. Hz. Osman döneminde (H. 29-30 / M. 649-650) ise çevre evler satın alınarak daha kapsamlı bir genişletme yapılmış, yapıda taşlara geçilmiştir. Emevî Halifesi Velîd b. Abdülmelik, H. 88-91 (M. 706-709) yılları arasında Medine Valisi Ömer b. Abdülazîz'in denetiminde mescidi yaklaşık 7.500 m²'ye genişletmiş; bu dönemde ilk kez minare, niş biçimli mihrap ve şerefe eklenmiştir. Hücre-i Saadet de bu genişletmede mescidin içine alınmıştır. Abbâsî döneminde çeşitli halifeler tarafından pek çok kez genişletilen mescid, Memlük döneminde önemli tamirat ve ilaveler görmüştür. Osmanlı döneminde Mescid-i Nebevî'nin en kapsamlı onarım ve yenileme çalışmaları Sultan Abdülmecid Han zamanında (1851-1861) yapılmıştır. Bu dönemde mescid tamamen yeniden inşa edilerek neo-Emevî üslûbunda bir yapı ortaya çıkarılmıştır. Suudi Arabistan döneminde ise 1955 ve 1984 yıllarında gerçekleştirilen dev genişletmelerle mescidin alanı 98.326 m²'ye ulaşmış, çevre avlularla birlikte 650.000 kişinin aynı anda namaz kılabileceği bir kapasiteye erişilmiştir. Minare sayısı on olarak belirlenmiş, caminin üzerine açılıp kapanan güneş gölgelikleri inşa edilmiştir. [Kaynak: "Mescid-i Nebevî", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/mescid-i-nebevi; Diyanet İşleri Başkanlığı, https://www.diyanethaber.com.tr/asr-i-saadetten-gunumuze-mescid-i-nebevi]

Önem ve Rivayetler

Hz. Peygamber şöyle buyurmuştur: "Benim şu mescidimde kılınan bir namaz, Mescid-i Harâm dışındaki diğer mescidlerde kılınan bin namazdan daha faziletlidir." [Kaynak: Buhârî, "Fezlü's-Salât fî Mescidi Mekkete ve'l-Medîne", 1; Müslim, "Hac", 505] --- Hz. Peygamber şöyle buyurmuştur: "Şu üç mescidden başkası için yolculuğa çıkılmaz: Mescid-i Harâm, benim şu mescidim ve Mescid-i Aksâ." [Kaynak: Buhârî, "Fazlu's-Salât fî Mescidi Mekke", 6; Müslim, "Hac", 511]