Mescid-i Haram
Mescid-i Harâm (المسجد الحرام), Mekke'de Kâbe'yi kuşatan ve İslam'ın en kutsal ibadet mekânı olan büyük mesciddir. Kur'an'da on beş yerde geçen bu tabir; Kâbe'yi, onu kuşatan ibadet alanını ve Mekke Haremi'ni ifade eder. Müslümanların kıblesi olan Kâbe'nin etrafında tavaf, namaz ve hac ibadetleri ifa edilir. Yeryüzündeki en eski mescid olduğu kabul edilmekte olup her yıl milyonlarca müslümanı ağırlamaktadır.
Mescid-i Haram
Mescid-i Haram
Konum
Mekke, Suudi Arabistan
HaritaTarihçe
Mescid-i Harâm, İslam öncesinde de Mekke'nin dinî ve sosyal hayatının merkeziydi. Câhiliye döneminde Kusay b. Kilâb, Mekkelileri Kâbe çevresine yerleştirmiş; Kâbe'yi kuşatan bu alan siyasi ve sosyal fonksiyonların gerçekleştirildiği bir merkez hâline gelmişti. Hz. Peygamber, İslam'ı tebliğ sürecinde Mescid-i Harâm'ı zaman zaman kullanmış; Hacerülesved ile Rüknülyemânî arasında namaz kılmıştır. Hz. Ömer'in müslüman olmasından sonra müminler burada açıkça namaz kılmaya başlamıştır. Resûl-i Ekrem ve Hz. Ebû Bekir dönemlerinde Mescid-i Harâm'da herhangi bir fiziksel değişiklik yapılmamıştır. Hz. Ömer zamanında (638) çevresindeki evler istimlâk edilerek alan 3.613 m²'ye genişletilmiş ve etrafı bir duvarla çevrilmiştir. Hz. Osman döneminde ise alan 4.482 m²'ye ulaşmış ve ilk revak yapılmıştır. Emevîler döneminde Abdullah b. Zübeyr'in başlatıp I. Velîd'in tamamladığı (710) genişletmeyle alan 10.270 m²'ye çıkmıştır. Bu süreçte Mısır ve Şam'dan getirilen mermer sütunlar, ahşap çatılar ve mermer döşemeler kullanılmıştır. Abbâsî Halifesi Mansûr (754-755), kuzey taraftaki evleri istimlâk ederek mescidi büyütmüş; ilk minareyi ve ilk minberi eklemiştir. Halife Mehdî-Billâh ise Kâbe'nin mescit ortasına alınması için 783-786 yıllarında kapsamlı bir genişletme gerçekleştirmiş; 484 sütun eklenmiş, kapı sayısı dokuza çıkarılmıştır. Karmatîler 930 yılında Mescid-i Harâm'da büyük bir yağma ve katliam gerçekleştirmiştir. Memlükler 1400-1401 yıllarında yangın ve sel felâketinin ardından Harem'i bütünüyle yenilemişlerdir. Osmanlı döneminde Mescid-i Harâm mimari açıdan en olgun dönemini yaşamıştır. Kanûnî Sultan Süleyman zamanında (1525-1552) direkler ve revaklar yenilenmiş, kıymetli bir minber hediye edilmiştir. II. Selim ve III. Murad döneminde (1576) klasik Osmanlı üslûbuna göre düzenlenen Harem'in ahşap çatısı yerine mahrûtî kubbeler inşa edilmiştir. IV. Murad, 1630'da büyük bir sel felâketiyle yıkılan Kâbe'yi yeniden inşa ettirmiştir. Suudi yönetimi altında 1955'te başlatılan ilk büyük genişletmeyle mes'â (sa'y yolu) Mescid-i Harâm'a dahil edilmiş ve alan 160.168 m²'ye ulaşmıştır. Kral Fehd döneminde (1988-1993) gerçekleştirilen genişletmeyle toplam kapalı alan 278.168 m²'ye çıkmış; yaklaşık 800.000 kişilik namaz kapasitesine kavuşulmuştur. Günümüzde 95 girişi ve modernize edilmiş alt yapısıyla Mescid-i Harâm, dünyanın en büyük mescidi olma özelliğini korumaktadır. Mescid-i Harâm, tarih boyunca yalnızca ibadet mekânı olarak kalmamış; İslam dünyasının ilim ve kültür merkezi işlevi de görmüştür. Hac mevsimlerinde İbn Abbas, Atâ b. Ebû Rebâh ve İbn Cüreyc gibi büyük âlimler burada ders halkaları kurmuşlardır. [Kaynak: Nebi Bozkurt, Mustafa Sabri Küçükaşcı, "Mescid-i Harâm", TDV İslâm Ansiklopedisi. https://islamansiklopedisi.org.tr/mescid-i-haram; Ezrakî, Ahbâru Mekke, II, 30-60.]
Önem ve Rivayetler
"Sadece şu üç mescide (ibadet kastıyla) yolculuk yapılır: Mescid-i Harâm, Mescid-i Aksâ ve (Medine'deki) benim bu mescidim." (Buhârî, "Fadlu's-Salât fî Mescidi Mekke ve'l-Medîne", 1; Müslim, "Hac", 511) "Şüphesiz, insanlar için kurulan ilk ev (mâbed), Mekke'deki (Kâbe)dir. O, mübarek ve âlemlere hidayet kaynağı olarak kurulmuştur. Orada apaçık nişâneler, İbrâhim'in makamı vardır. Oraya giren güvende olur." (Âl-i İmrân, 3/96-97)
Keşfetmeye Devam Et
1.000+ tarihi mekânı
keşfet ve öğren.
