DiğerDiğer·Medine

Uhut'ta vefatı yaklaşan hayvanın kurbanı

Uhud Gazvesi sırasında vefatı yaklaşan ya da yaralı bir hayvanın kurban edilmesine dair olayın geçtiği mekân. Bu rivayette, İslâm'ın hayvan refahına verdiği önem ve hayvanın ıstırabını kısaltmak amacıyla kurban kesilmesine dair fıkhî bir mesele ele alınmaktadır.

Diğer

Uhut'ta vefatı yaklaşan hayvanın kurbanı

Konum

Medine, Suudi Arabistan

Harita

Tarihçe

Uhud Gazvesi (H. 3/M. 625) sürecinde yaşanan bu olayda, açıklama kısmında aktarılan rivayete göre Harise oğullarından bir kişinin yaralı ya da vefatı yaklaşan bir hayvanını kurban ettiği aktarılmaktadır. İslâm hukukunda hayvanların ıstırap çekmemesi temel bir ilke olarak benimsenmiştir. Vefatı yaklaşan ya da yaralanmış bir hayvanın gecikmeden kesilmesi, hem hayvanın acısını kısaltma hem de etin israf olmaktan kurtarılması açısından tavsiye edilen bir uygulamadır. Uhud Gazvesi sırasında yaşanan bu tür anlık kararlar, savaş şartlarında fıkhî hükümlerin nasıl uygulandığını gözler önüne sermektedir. Hz. Peygamber, sahâbeye hangi hallerde kesim yapılabileceğini açıklamış; kan akıtmak şartıyla herhangi bir kesici alet kullanılmasına izin vermiş ve aceleyle de olsa bismillah denilmesinin şart olduğunu belirtmiştir. Bu pratik fıkıh anlayışı, İslâm'ın savaş ve zorunluluk durumlarına getirdiği esnekliği yansıtmaktadır. [Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, "Kesim" maddesi, islamansiklopedisi.org.tr/kesim; Buhârî, Zebâih 15; Müslim, Edâhî 22]

Önem ve Rivayetler

Hz. Peygamber (s.a.s.) şöyle buyurdu: "Kanı akıtırken Allah'ın adını ansanız da olmaz mı?" Sahâbe: "Ya Resûlallah! Yanımızda bıçak dışında ne var?" dedi. Hz. Peygamber: "Kemik ve diş hariç olmak üzere hangi alet kanı akıtırsa onunla kesseydiniz" buyurdu. (Buhârî, Zebâih 15; Müslim, Edâhî 22) [Kaynak: Buhârî, el-Câmiu's-Sahîh, Zebâih 15; Müslim, el-Câmiu's-Sahîh, Edâhî 22]