DiğerDiğer·Medine

Hz.Halid b. Velid ve Müşrik atlılarının taarruz güzergahı

Hz. Hâlid b. Velîd ve Müşrik Atlılarının Taarruz Güzergâhı, Uhud Gazvesi'nde Hâlid b. Velîd'in (henüz müslüman değildi) Okçular Tepesi'nin boşalmasından yararlanarak müslümanların arkasına sardığı ve savaşın seyrini değiştirdiği tarihi güzergâhtır. Bu ani baskın, Uhud Gazvesi'nin en kritik dönüm noktasını oluşturmaktadır.

Diğer

Hz.Halid b. Velid ve Müşrik atlılarının taarruz güzergahı

Konum

Medine, Suudi Arabistan

Harita

Tarihçe

Hâlid b. Velîd (ö. 21/642), İslâm'ın en büyük komutanlarından biridir; ancak Uhud Gazvesi'nde henüz müslüman olmamış ve Kureyş saflarında yer almıştır. Uhud'da süvari birliğinin komutasını üstlenen Hâlid, Ayneyn Tepesi'ni sol kanattan geçerek müslümanların arkasına ulaşmayı birkaç kez denemişti; her seferinde tepe üzerindeki okçular tarafından geri püskürtülmüştü. Okçuların büyük çoğunluğunun ganimetler için tepeyi terk ettiği anı fırsat bilen Hâlid, İkrime b. Ebû Cehil ile birlikte Kanat Vadisi boyunca hızla ilerleyerek Ayneyn Geçidi'nden geçti ve müslüman ordusunun arkasına sardı. Bu ani baskınla müslümanlar iki ateş arasında kaldı; baskın ve panik ortamında Hz. Peygamber de dahil pek çok sahâbî yaralandı; 70 şehit verildi. Hâlid b. Velîd daha sonra H. 8 yılında (M. 629) müslüman oldu ve "Seyfullāh" (Allah'ın Kılıcı) unvanıyla tarihe geçti. Yarımada'nın fethinde, Ridde savaşlarında ve İslâm'ın Suriye ile Irak'a yayılmasında kilit rol oynadı. Hz. Peygamber onun müslüman oluşunu derin bir sevinçle karşıladı. [Kaynak: "Uhud Gazvesi", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/uhud-gazvesi; "Hâlid b. Velîd", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/halid-b-velid]

Önem ve Rivayetler

Hz. Peygamber Hâlid b. Velîd müslüman olunca ona şöyle dedi: "Sende zekâ ve sezgi olduğunu düşünüyordum; bu kadar gecikmen seni hayıra götürmeyeceğini sandığımı gösterdi." Hâlid: "Ey Allah'ın Resûlü! Seni hak dinden alıkoyanlar beni de alıkoydu; ama Allah beni doğruya iletti." dedi. [Kaynak: İbn Sa'd, eṭ-Ṭabaḳāt, IV, 249]