Sa'y
Sa'y (السعي), hac ve umre ibadetlerinde Safâ ile Merve tepeleri arasında yedi defa gidip gelmeyi ifade eden fıkıh terimidir. Sözlükte 'çalışmak, yürümek, koşmak' anlamına gelen bu kelime, ibadet terminolojisinde Safâ'dan başlayarak Merve'de biten yedi şavtlık yürüyüşü tanımlamaktadır. Hanefî mezhebine göre vâcip, diğer üç mezhebe göre ise farz olan sa'y, Hz. Hâcer'in oğlu Hz. İsmâil için su ararken iki tepe arasında koşmasının anısını yaşatmaktadır.
Sa'y
Sa'y
Konum
Mekke, Suudi Arabistan
HaritaTarihçe
Sa'yın kökeni, Hz. İbrâhim'in eşi Hâcer ile küçük oğlu Hz. İsmâil'in Mekke vadisine bırakılması hadisesine dayanmaktadır. Hz. İbrâhim, ailevi bir imtihan olarak Allah'ın emriyle Hâcer ve bebeği İsmâil'i susuz ve ıssız bir vadiye bıraktı. Su kesilen İsmâil'in ağlayışını ve dehşetini gören Hâcer, yavrusuna su bulmak için Safâ tepesine koştu; etrafa bakındı ama hiç kimse yoktu. Oradan Merve tepesine geçti; oradan Safâ'ya döndü. Bu gidip gelme yedi kez tekrarlandı. Tam bu sırada Allah'ın inayetiyle Hz. İsmâil'in ayağının dibinden ya da bir meleğin darbesiyle Zemzem suyu fışkırdı. Hz. İbrâhim ve Hz. İsmâil Kâbe'nin yapımını tamamladıklarında "Ey Rabbimiz! Bize ibadet usullerimizi göster" diye dua ettiler (el-Bakara 2/128). Bunun üzerine Cebrâil, Kâbe'nin tavafı ve Arafat vakfesi gibi diğer menâsikin yanında Safâ ile Merve arasındaki sa'yi de onlara öğretti. İslâm öncesinde de geleneğin devam ettirildiği ve gelen peygamberlerle ümmetlerinin Kâbe'yi ziyaret ederek sa'y yaptıkları aktarılmaktadır. Câhiliye döneminde Safâ tepesine İsâf adlı put, Merve tepesine ise Nâile adlı put dikilmişti. Bu putların varlığı nedeniyle Hz. Peygamber'in nübüvvetinin ilk döneminde bazı müslümanlar sa'y yapmaktan tereddüt etti; bu tereddüt üzerine Bakara suresinin 158. ayeti nâzil oldu ve sa'yin Allah'ın nişanelerinden olduğunu bildirdi. Sa'yin nasıl yapılacağı kaynaklarda ayrıntılarıyla aktarılmaktadır: Safâ tepesinden başlanır; Kâbe'ye yönelerek dua edilir; ardından Merve tepesine doğru yürünür. Safâ ile Merve arasında bugün yeşil ışıklarla işaretlenmiş bir bölüm bulunmaktadır; erkekler bu bölümde hervele yapar, yani kısa ve hızlı adımlarla koşar. Bu kısmın adı "Batanetü'l-mesîl" ya da "Hervelgâh" olarak da anılır. Kadınlar bu bölümde normal yürüyüşle geçer. Merve'ye ulaşınca bir şavt tamamlanmış olur; Merve'den tekrar Safâ'ya dönülünce ikinci şavt biter. Safâ'dan başlayıp Merve'de biten yedi şavtın ardından sa'y tamamlanmış olur. Sa'yın tavaf gibi abdestle yapılması müstehap kabul edilmiş; hâizin sa'y yapabileceği görüşü fıkıh âlimleri arasında tartışılmış ve büyük çoğunluk buna cevaz vermiştir. Günümüzde sa'y, Mescid-i Harâm içindeki kapalı Mes'a koridorunda gerçekleştirilmektedir. Üç katlı modern yapı aynı anda yüz binlerce hacı ağırlayabilmektedir. [Kaynak: Nebi Bozkurt, Mustafa Sabri Küçükaşcı, "Safâ ve Merve", TDV İslâm Ansiklopedisi, c. 35, s. 441-442. https://islamansiklopedisi.org.tr/safa-ve-merve; Buhârî, Sahîhu'l-Buhârî, "Enbiyâ", 9; "Hac", 79-80.; Müslim, Sahîhu Müslim, "Hac", 147, 148.]
Önem ve Rivayetler
"Şüphesiz Safâ ile Merve Allah'ın nişânelerindendir. Kim Beytullah'ı hacceder veya umre yaparsa bu ikisini tavaf etmesinde ona bir günah yoktur. Kim de gönüllü olarak hayır yaparsa şüphesiz Allah kabul edendir, hakkıyla bilendir." (el-Bakara, 2/158) Hz. Peygamber Vedâ haccında Safâ tepesine yaklaştığında şöyle buyurdu: "Allah'ın başladığıyla başlıyorum." Ardından Safâ tepesine çıktı ve Kâbe'ye yönelerek tekbir getirdi ve sa'y için Merve'ye doğru yürüdü. (Müslim, "Hac", 147; İbn Mâce, "Menâsik", 84)
Keşfetmeye Devam Et
1.000+ tarihi mekânı
keşfet ve öğren.
