DiğerDiğer·Medine

Peygamberimizin Hz.Hatice'yi anması

Medine'de Hz. Peygamber'in evinde yaşanan ve Hz. Hatice'ye duyulan derin vefayı gözler önüne seren tarihi an. Kapı çalındığında içeri giren Hâle bint Huveylid'in sesini Hz. Hatice'nin sesine benzeten Resûlullah'ın heyecanlanması, Hz. Âişe'nin hayatında en çok bu anı kıskandığını itiraf etmesine yol açmıştır.

Diğer

Peygamberimizin Hz.Hatice'yi anması

Konum

Medine, Suudi Arabistan

Harita

Tarihçe

Bu sahne, Medine'de Hz. Peygamber'in evi olan Hücre-i Saadet yakınlarında geçmiştir. Hz. Hatice'nin vefatının (M. 619) ardından yıllar geçmiş, Hz. Peygamber Medine'ye hicret etmiş ve yeni hanımlarıyla yeni bir hayat kurmuştu. Fakat Hz. Hatice'ye duyduğu sevgi ve vefa hiç solmamıştı. Bir gün —Adnan Şensoy'un açıklamasından öğrendiğimize göre— Resûlullah Hz. Âişe ile evde birlikte bulunuyordu. O sırada kapı son derece zarif ve ince bir çalışla çalındı. İçeriden işitilen bu berrak ses, ev içine girmek için izin istiyordu. Hz. Peygamber aniden heyecanlandı. Kalbi coştu. Sonra kendini toplayıp şu duayı yaptı: "Allahım! Bu Huveylid kızı Hâle'dir!" (اللَّهُمَّ هَالَةُ بِنْتُ خُوَيْلِدٍ). Hâle, Hz. Hatice'nin öz kız kardeşiydi ve sesi, sesine çıkış tarzı, kapıya vuruş biçimi —hepsi— onu Hz. Hatice'ye benzetiyordu. Hz. Hatice, Hz. Peygamber'in davasına inandığı ilk insan, en karanlık günlerde yanından ayrılmayan sırdaşı, malını ve canını onun uğruna feda eden eşiydi. Hz. Peygamber onun için şöyle buyurmuştu: "O, kimsenin bana inanmadığı günlerde bana inandı. Herkesin beni yalanladığı günlerde beni doğruladı. Kimsenin bana hiçbir şey vermediği günlerde malıyla beni destekledi. Üstelik Allah bana çocukları yalnızca ondan nasip etti." Hz. Âişe bu sahneye tanıklık edince şöyle dedi: "Allah'a yemin ederim ki Hatice hakkında öyle kıskanıyordum ki, Hz. Peygamber onu anar, biri de geçip giderse onunla ilgili bir şey söyler, ben de içimden çekemezdim." Hz. Peygamber'in Hâle'nin sesini Hatice'ye benzetmesi ve heyecanlanması, Hz. Âişe'nin bizzat kabul ettiği üzere hayatının en şiddetli kıskançlığını yaşattı. Bu olay, İslâm tarihinde sevginin ve vefanın en güzel tezahürlerinden biri olarak kabul edilmektedir. Hz. Peygamber'in ölmüş bir insana karşı bu denli derin bir bağlılık duyması ve bunu her fırsatta dile getirmesi, İslâm ahlâkındaki vefa erdeminin canlı bir örneğidir. [Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, "Hatice" maddesi, islamansiklopedisi.org.tr/hatice; Buhârî, Menâkıbü'l-ensâr 20; Müslim, Fedâil 75]

Önem ve Rivayetler

Hz. Peygamber (s.a.s.) Hz. Hatice hakkında şöyle buyurdu: "O, kimsenin bana inanmadığı günlerde bana inandı. Herkesin beni yalanladığı günlerde beni tasdik etti. Kimsenin bana bir şey vermediği dönemde malıyla beni destekledi. Allah bana çocuğu da yalnız ondan nasip etti." (Buhârî, Menâkıbü'l-ensâr 20; Müslim, Fedâil 75) [Kaynak: Buhârî, el-Câmiu's-Sahîh, Menâkıbü'l-ensâr 20; Müslim, el-Câmiu's-Sahîh, Fedâil 75]