Müstecar
Müstecâr (المستجار), Kâbe'nin güney-batı duvarında, Rükn-i Yemânî ile Kâbe'nin arka tarafındaki kapalı kapı (Bâbü'l-Mesdûd) arasında kalan ve Mültezem'in tam karşısına denk düşen kutsal bölümdür. Adı Arapça'da 'günahların bağışlanması için sığınılan yer' anlamına gelmekte olup tavaf sırasında burada yapılan duanın makbul sayıldığı rivayetiyle meşhurdur.
Müstecar
Müstecar
Konum
Mekke, Suudi Arabistan
HaritaTarihçe
Müstecâr adı, "sığınmak, yardım dilemek" anlamındaki isticâr masdarından türeyen ve "günahların bağışlanması için sığınılan yer" manasını taşıyan bir isim-mekân terimidir. Kâbe'nin güney-batı duvarı üzerinde, Rükn-i Yemânî ile Kâbe'nin Abdullah b. Zübeyr tarafından açılan ve ardından Haccâc b. Yûsuf tarafından tekrar kapatılan arka kapısı (Bâbü'l-Mesdûd) arasında yer almaktadır. Terim İslam kaynakları içinde ilk kez İbn Cübeyr'in Riḥle adlı eserinde (12. yüzyıl) kullanılmıştır. Ardından Muhibbüddin et-Taberî ve bilhassa Takıyyüddin el-Fâsî, Müstecâr'ın konumunu ve özelliğini ayrıntılarıyla açıklamış; el-İkdü's-semîn adlı eserinde bu bölümü "Kâbe'nin en faziletli dua mekânlarından biri" olarak nitelendirmiştir. Bir rivayete göre Hz. Âdem'in tövbesi Allah tarafından Rükn-i Yemânî ile Kâbe'nin arka kapısı arasında —yani Müstecâr'da— kabul edilmiştir (Fâkihî, V, 235). Başka rivayetler ise bu kabul mekânını Mültezem olarak göstermektedir; bu iki rivayetin birbiriyle çelişmediği, Mültezem ve Müstecâr'ın her ikisinin de kutsal dua mekânları olduğu şeklinde yorumlanmıştır. Müstecâr'da dua etme uygulaması Hz. Peygamber, sahâbîler ve tâbiîn neslinden nakledilen rivayetlere dayanmaktadır. Bu rivayetler nedeniyle ulema, Müstecâr'da dua etmeyi müstehap kabul etmiştir. Özellikle tavafın son tur sonunda Rükn-i Yemânî ile arka kapı arasına gelerek, Mültezem'deki uygulamaya benzer şekilde göğsü duvara dayamak ve uzun uzun dua etmek bu sünnete uygun davranış olarak aktarılmaktadır. Bir rivayete göre Ebû Hüreyre'den nakledilen bir hadiste Hz. Peygamber, Rükn-i Yemânî'de yetmiş bin meleğin görevlendirildiğini ve orada "Allahım! Senden dünyada da âhirette de af ve esenlik dilerim; ey Rahîm olan Rabbimiz, Sen affedicisin, affı seversin, bizi de affet!" şeklinde dua edilmesini tavsiye etmiştir. Müstecâr, Mültezem ile birlikte Kâbe'nin "duanın en çok makbul olduğu iki mekânı" olarak anılmaktadır. Günümüzde hacı ve umreciler tavaf esnasında bu bölgeye özellikle dikkat ederek dua eder; yoğun kalabalık dönemlerinde uzaktan el kaldırarak ve kalpleriyle bu noktaya yönelerek duaya devam ederler. [Kaynak: Ahmet Özel, "Müstecâr", TDV İslâm Ansiklopedisi. https://islamansiklopedisi.org.tr/mustecar; Takıyyüddin el-Fâsî, Şifâü'l-ğarâm, I, 317.; Fâkihî, Ahbâru Mekke, V, 235.]
Önem ve Rivayetler
Hz. Peygamber Müstecâr'da tavaf sırasında şöyle dua etti: "Allahım! Senden ölüm anında rahatlık, hesap anında da af dilerim." (Ezrakî, Ahbâru Mekke, I, 318) Ebû Hüreyre'den: Hz. Peygamber şöyle buyurdu: "Rükn-i Yemânî'de yetmiş bin melek görevlendirilmiştir; orada 'Allahım! Senden dünyada da âhirette de af ve esenlik dilerim' diyen kişi için amin derler." (Fâkihî, Ahbâru Mekke, V, 235)
Keşfetmeye Devam Et
1.000+ tarihi mekânı
keşfet ve öğren.
