DiğerDiğer·Medine

Mümtehine Suresi 8. Ayet

Kur'ân'ın 60. sûresi olan Mümtehine Sûresi'nin 8. âyeti, Medine'de nâzil olmuş ve İslâm'ın gayr-i müslimlerle ilişkileri düzenleyen temel ilkelerinden birini ortaya koymuştur. Bu âyet, müslümanlara savaşmayan ve yurtlarından sürmeyen gayr-i müslimlere iyilik yapıp adaletle davranmayı emreder.

Diğer

Mümtehine Suresi 8. Ayet

Konum

Medine, Suudi Arabistan

Harita

Tarihçe

Mümtehine Sûresi, Medine döneminin son yıllarında, Hudeybiye Antlaşması ile Mekke'nin fethi arasındaki süreçte nâzil olmuştur. Sûrenin büyük bölümü, sahâbîden Hâtıb b. Ebû Beltea'nın Mekke'deki akrabalarını korumak amacıyla gizli bilgi sızdırma girişimi üzerine inmiş olmakla birlikte, 8. ve 9. âyetler gayr-i müslimlerle ilişkileri düzenleyen genel ilkeleri içermektedir. 8. âyetin metnindeki "lâ yenhâkum Allah" (Allah sizi nehyetmez) ifadesi, âyetin müsbet bir hüküm değil izin ve teşvik niteliği taşıdığına işaret eder. Buna göre din konusunda müslümanlarla savaşmamış, onları yurtlarından çıkarmamış ve bu tür girişimlere ortak olmamış gayr-i müslimlere iyilik etmek ve onlara adaletle davranmak sadece caiz değil, aynı zamanda tavsiye edilen bir davranıştır; zira Allah adaletli olanları sever. Bu âyetin nüzûlünün arka planında Hz. Ebû Bekir'in annesi Kuteyle'nin Medine'ye ziyareti yer almaktadır. Hz. Ebû Bekir'in kızı Esmâ bint Ebî Bekir, müşrik olan annesinin kendisini ziyarete geldiğini ve ikramda bulunup bulunmaması gerektiğini Hz. Peygamber'e sormuştur. Bunun üzerine Resûlullah, "Evet, annene iyilik et" buyurmuş ve bu rivayet 8. âyetle doğrudan ilişkilendirilmiştir. Âyetin tefsiri bağlamında İslâm âlimleri, müslümanlarla aktif olarak savaşmayan veya onlara düşmanlık beslemeyen Ehl-i Kitap ve diğer gayr-i müslimlerle normal ticari, sosyal ve insanî ilişkilerin sürdürülebileceğini açıklamışlardır. Bu yaklaşım, İslâm'ın hoşgörü anlayışının somut bir yansımasıdır. Âyetin sosyal ve siyasi bağlamı değerlendirildiğinde şu tablo ortaya çıkmaktadır: Sûre, bir yanda düşman Kureyşlilerle yoğun gerilimin yaşandığı bir dönemde nâzil olmuştur. Buna karşın İslâm, dost cephede yer alan veya tarafsız kalan gayr-i müslimlerle insanî köprülerin korunmasını emretmiştir. Bu denge, İslâm'ın çatışma dönemlerinde bile çok boyutlu bir ilişki anlayışını muhafaza ettiğini göstermektedir. [Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, "Mümtehine Sûresi" maddesi, islamansiklopedisi.org.tr/mumtehine-suresi; Buhârî, Hibe 29, Edeb 8; Müslim, Zekât 50]

Önem ve Rivayetler

Kur'ân-ı Kerîm'de şöyle buyurulmuştur: "Allah, din konusunda sizinle savaşmamış ve sizi yurtlarınızdan çıkarmamış olanlara iyilik etmenizi ve onlara adaletle davranmanızı yasaklamaz. Çünkü Allah, adaletli olanları sever." (Mümtehine 60/8) [Kaynak: Kur'ân-ı Kerîm, el-Mümtehine Sûresi, 60/8] --- Hz. Esmâ bint Ebî Bekir (r.anha) anlatıyor: "Annem —müşrik iken— Hudeybiye döneminde yanıma geldi. Ben de Allah Resûlü'nden (s.a.s.) fetva istedim: 'Annem beni arzulamış, bana gelmek istemiştir; anneme iyilik edeyim mi?' dedim. 'Evet, annene iyilik et' buyurdu." (Buhârî, Hibe 29, Edeb 8; Müslim, Zekât 50) [Kaynak: Buhârî, el-Câmiu's-Sahîh, Hibe 29, Edeb 8; Müslim, el-Câmiu's-Sahîh, Zekât 50]