DiğerDiğer·Mekke

Makam-ı İbrahim

Makām-ı İbrâhim (مقام إبراهيم), Mescid-i Harâm'da Kâbe'ye yakın bir noktada, camekânlı bir muhafaza içinde yer alan kutsal taştır. Kâbe'nin inşası sırasında Hz. İbrâhim'in üzerine çıkıp duvar ördüğü ve insanları hacca davet ettiği kabul edilen bu taşın üzerinde, Hz. İbrâhim'in ayak izleri olduğuna inanılan iki çukurluk bulunmaktadır. Kur'an'da iki yerde geçen bu makam, tavafın ardından namaz kılınan müstehap bir mekândır.

Diğer

Makam-ı İbrahim

Konum

Mekke, Suudi Arabistan

Harita

Tarihçe

Makām-ı İbrâhim, Kur'an'da iki yerde zikredilmektedir: Âl-i İmrân suresinde (3/97) Kâbe'deki apaçık nişâneler arasında sayılmış; Bakara suresinde (2/125) ise namazgâh edinilmesi emredilmiştir. Müfessirler, bu taşın Hz. İbrâhim'in Kâbe'yi inşa ederken iskele olarak kullandığı ve üzerinde hac davetini gerçekleştirdiği taş olduğu konusunda büyük ölçüde hemfikirdir. Çok hafif sarı ve kırmızı karışımı beyaza yakın renkte olan taşın kalınlığı 20 cm., kenar uzunlukları ise 38 ve 36 santimetredir. Üzerindeki çukurluklar, Hz. İbrâhim'in ayak izleri olarak kabul edilmektedir. Hz. Ömer döneminde sel suları Makām-ı İbrâhim'i Kâbe duvarının dibine kadar sürüklemiş; halife onu eski yerine yerleştirmiştir. Bazı rivayetler, taşın önce Kâbe'ye bitişik durduğunu, tavaf edenlerle çakışma yaşandığı için Hz. Ömer tarafından bugünkü yerine taşındığını aktarmaktadır. 930 yılında Karmatîler'in saldırısı sırasında Kâbe hizmetlileri Makām-ı İbrâhim'i gizleyerek koruma altına almışlar; tehlike geçince yerine koymuşlardır. Abbâsî Halifesi Mehdî-Billâh (777-778) taş için ilk mahfazayı yaptırmıştır. Mütevekkil-Alellah, 8.000 miskal altın ve 70.000 dirhem gümüşle yeni bir mahfaza yaptırmış; ancak bu mahfaza daha sonra bazı valiler tarafından sökülmüştür. Memlük ve Osmanlı sultanları da zaman zaman bu makamı imar ettirmiştir. Yavuz Sultan Selim ve III. Murad dönemlerine ait kitâbeler, Osmanlı'nın bu mekâna verdiği önemi yansıtmaktadır. Suudi döneminde Kral Faysal zamanında ahşap ve taş maksûre kaldırılarak yerine günümüzdeki altıgen camekânlı yapı konulmuştur. Hâlihazırda altın sarısı renkte bir camekânla korunan Makām-ı İbrâhim, Kâbe'nin doğu cephesine yaklaşık 13 metre mesafede yer almaktadır. Fıkıh âlimleri, iki rek'atlık tavaf namazının bu makamın arkasında kılınmasını ve cemaatle namaz kıldırılırken imamın burada durmasını müstehap saymışlardır. [Kaynak: Mustafa Sabri Küçükaşcı, "Makâm-ı İbrâhim", TDV İslâm Ansiklopedisi. https://islamansiklopedisi.org.tr/makam-i-ibrahim; Buhârî, Sahîhu'l-Buhârî, "Hac", 42.]

Önem ve Rivayetler

"Biz Kâbe'yi insanlara toplanma mahalli ve güvenli bir yer kıldık. İbrâhim'in makamını namaz yeri edinin..." (el-Bakara, 2/125) Hz. Ömer şöyle demiştir: "Makām-ı İbrâhim'i namaz yeri edinseniz." Bunun üzerine Allah Teâlâ, "İbrâhim'in makamını namaz yeri edinin" ayetini indirdi. (Buhârî, "Salât", 32; Müslim, "Fedâilü's-Sahâbe", 24)