DiğerDiğer·Medine

Hz.Seleme b. Sahr ve Oruç kefareti

Ramazan ayında eşine zıhar yapıp sonra bu yemini bozan Hz. Seleme b. Sahr'ın (Benî Hâris b. Hazrec'den Benî Beyyaza) kefâret meselesini çözmek için Hz. Peygamber'e başvurduğu mekân. Bu olay, İslâm hukukundaki zıhar kefâretinin uygulamasına dair önemli bir örnek teşkil etmektedir.

Diğer

Hz.Seleme b. Sahr ve Oruç kefareti

Konum

Medine, Suudi Arabistan

Harita

Tarihçe

Seleme b. Sahr el-Beyâzî, Benî Beyyaza'ya mensup bir Ensarlıydı. Cinsel açıdan kendisine hâkim olmakta güçlük çektiği bilinmekteydi. Ramazan ayı girdiğinde eşine zıhar yaptı; yani eşini annesinin sırtına benzeterek artık onunla ilişkide bulunmayacağına yemin etti. Fakat Ramazan bitmeden bu yemini bozdu ve eşiyle birlikte oldu. Sabah olunca kavminin yanına gidip durumu anlattı. "Allah'ın ve Resûlü'nün hükmünü sorun" dediler. Olayı sahâbenin arasında anlatırken utanıp sesi kesildi; sonunda Hz. Peygamber'e giderek durumu açıkladı. Hz. Peygamber zıhar kefâretini ona bildirdi: Önce bir köleyi azat etmek; buna gücü yetmezse iki ay aralıksız oruç tutmak; buna da gücü yetmezse altmış fakiri doyurmak. Seleme b. Sahr, bunların hiçbirini yapamayacak kadar yoksul olduğunu söyledi. Bunun üzerine Hz. Peygamber, gelen sadaka hurmasından bir sepet dolusu almasını ve bunu Seleme'nin kefâreti için dağıtmasını söyledi. Böylece hem kefâreti ödenmiş oldu hem de ihtiyacı giderildi. Bu rivayet, zıhar kefâretini düzenleyen Mücâdele Sûresi'nin 2-4. âyetleriyle doğrudan ilişkilidir ve fıkıh usulünde kefâret hükümlerinin pratik uygulamasına dair önemli bir örnek oluşturmaktadır. [Kaynak: Ebû Dâvud, Talâk 17; Tirmizî, Talâk 20; TDV İslâm Ansiklopedisi, "Zıhâr" maddesi, islamansiklopedisi.org.tr/zihar]

Önem ve Rivayetler

Hz. Seleme b. Sahr (r.a.) anlatıyor: "Kavmimin arasında en güçlü cinsî arzulara sahip kişi bendim. Ramazan girince eşime zıhar yaptım; ta ki Ramazan çıkana kadar ona yaklaşmamak için. Ama bir gece üzerime örtüsü açıldı ve yanına girdim. Sabah kavmime durumu anlattım; 'Allah'ın ve Resûlü'nün hükmünü sorun' dediler. Hz. Peygamber'e geldim ve olayı anlattım. 'Bir köle azat et' buyurdu. 'Gücüm yetmez' dedim. 'İki ay oruç tut' buyurdu. 'Buna da gücüm yetmez' dedim. 'Altmış kişiyi doyur' buyurdu. Buna da gücüm yetmedi. Bunun üzerine Peygamber bir sepet hurma getirtip bana verdi: 'Bunu dağıt' dedi." (Ebû Dâvud, Talâk 17; Tirmizî, Talâk 20) [Kaynak: Ebû Dâvud, es-Sünen, Talâk 17; Tirmizî, es-Sünen, Talâk 20]