Hz.Hatice annemizin kabri
Hz. Hatice bint Huveylid (ö. 620), Hz. Peygamber'in ilk ve yirmi beş yıl boyunca tek eşidir. İslam'a ilk iman eden insandır. Hz. Peygamber'in en zorlu dönemlerinde maddî ve manevî tüm desteğini sunmuştur. Nübüvvetin onuncu yılında vefat etmiş ve Mekke'nin Cennetü'l-Muallâ kabristanına defnedilmiştir. Kabri günümüzde sade bir şekilde bu kabristanda ziyaret edilebilmektedir.
Hz.Hatice annemizin kabri
Hz.Hatice annemizin kabri
Konum
Mekke, Suudi Arabistan
HaritaTarihçe
Hz. Hatice yaklaşık 556 yılında Mekke'de doğmuştur. Kureyş'in Esed kolu mensuplarından olan babası Huveylid b. Esed, Câhiliye döneminin saygın tüccarlarındandı. Hz. Hatice dul kalmasının ardından kendi adına ticaret yürüten, döneminin çok az kadınına nasip olan ekonomik bağımsızlığa sahip, geniş mal varlığıyla tanınan bir kadındı. İslam öncesinde iffeti ve asaleti nedeniyle "et-Tâhire" (temiz, arınmış) lakabıyla anılırdı. Hz. Muhammed'in güvenilirliğini ve asaleti duyunca onu ticari seferlerine ortak tutmuş; ardından kendi isteğiyle evlilik teklif etmiştir. Hz. Peygamber 25, Hz. Hatice ise o dönemde 40 yaşındaydı. Rivayetlerin büyük çoğunluğu bu yaşı desteklemektedir. Evlilikleri boyunca altı çocukları olmuştur: Kâsım, Abdullah (Tâhir/Tayyib), Zeyneb, Rukiyye, Ümmü Gülsüm ve Fâtıma. Hz. Hatice, İslam tarihinin en kritik anında, vahyin ilk geldiği gece Hira mağarasından titreyen ve korkuyla dönen Hz. Peygamber'i sakinleştirmiş; "Sen kimseyi incitmezsin, akrabalık bağını gözetirsin, misafiri ağırlarsın, yükü ağır olanlara yardım edersin; Allah seni asla yalnız bırakmaz" diyerek onu teselli etmiştir. Bu sözler İslam'ın başlangıcındaki en önemli manevî desteklerden biridir. Nübüvvetin onuncu yılı (Hicretin 3 yıl öncesi), Muharrem ayında Ebû Tâlib'in de vefat ettiği bu yıl "Hüzün Yılı" (Senetü'l-Hüzn) olarak adlandırılmıştır. Hz. Hatice, Hz. Peygamber tarafından bizzat Cennetü'l-Muallâ kabristanına defnedilmiştir. Hz. Peygamber, hayatı boyunca onu minnet ve sevgiyle anmış; Hz. Âişe'nin kıskançlığına neden olacak kadar onu sık sık hatırlamış ve onu anmaktan haz duyduğunu söylemiştir. Hz. Hatice'nin kabrinin yeri uzun süre bilinmiyordu. 1328-29 yılında tespit edilen kabrin üzerine zamanla türbe yapılmıştır. Kanûnî Sultan Süleyman 1543-44'te yüksek kubbeli büyük bir türbe yaptırıp türbedar görevlendirmiştir. 1926'da Suudi idaresi bu türbeyi yıktırmıştır. Bugün kabri, Cennetü'l-Muallâ kabristanında sade bir taş işaretiyle bellidir. [Kaynak: Mustafa Fayda, "Hatice", TDV İslâm Ansiklopedisi. https://islamansiklopedisi.org.tr/hatice; İbn Hişâm, es-Sîre, I, 190-210.]
Önem ve Rivayetler
Hz. Peygamber, Hz. Hatice'nin iman ve desteklenmesi hakkında şöyle buyurmuştur: "Herkes beni yalanlarken o bana inandı; herkes beni reddederken o beni tasdik etti; insanlar benden uzaklaştığında o malıyla beni destekledi. Allah bana ondan çocuk verdi." (Müsned, VI, 117-118; İbn Hacer, el-İsâbe, IV, 273) Cebrâil Hz. Peygamber'e geldi ve dedi: "Ya Resûlallah! Hatice geliyor. Yanında içinde yemek olan bir kap var. O sana geldiğinde, Rabbinin ve benim selâmımı ilet; ona cennette inciden yapılmış bir köşkle müjde ver; orada ne gürültü olacak ne de yorgunluk." (Buhârî, "Menâkıb", 20; Müslim, "Fedâilü's-Sahâbe", 71)
Keşfetmeye Devam Et
1.000+ tarihi mekânı
keşfet ve öğren.
