Sahabe KabirleriSahabe Kabri·Medine

2.Uhud Şehitliği 46 yıl sonra yerleri değiştirilen Uhud şehitlerinin yeri

2. Uhud Şehitliği, Uhud Gazvesi şehitlerinin ilk defnedildikleri yerden 46 yıl sonra Emevî Halifesi Muâviye b. Ebî Süfyân döneminde (H. 50 civarı / M. 670) su kanalı yapımı nedeniyle çıkarılarak yeniden defnedildikleri alandır. Câbir b. Abdullah'ın aktardığı bu rivayet, şehitlerin defin sürecini anlatan en önemli tarihi tanıklıklardan birini oluşturmaktadır.

Sahabe Kabirleri

2.Uhud Şehitliği 46 yıl sonra yerleri değiştirilen Uhud şehitlerinin yeri

Konum

Medine, Suudi Arabistan

Harita

Tarihçe

Uhud Gazvesi şehitleri (H. 3/M. 625), Hz. Peygamber'in emriyle Uhud savaş meydanındaki bu alana yıkanmadan ve cenaze namazı kılınmadan, kendi kanları ve elbiseleriyle defnedildi. Bunun nedeni Hz. Peygamber'in şehitlerin kıyamet günü bu hâlleriyle dirileceğini bildirmesiydi. Câbir b. Abdullah şunları aktarmaktadır: Muâviye b. Ebî Süfyân, Medine yakınından bir su kanalı geçirmek istedi. Bu kanal güzergâhı, Uhud şehitlerinin defnedildiği alanı kesiyordu. Muâviye, şehitlerin kemiklerini kazdırmak üzere insanlar gönderdi. Kazı sırasında şehitlerin cesetleri 46 yıl sonra bile tam, eksiksiz ve taze hâlde bulundu; kürek kemiğine kazma değince kan aktı. Câbir, babasının ayağının bir bölümünü tanıdığını belirtti. Şehitler bu sefer yeni kabirlerine daha derin biçimde defnedildi. Bu rivayet, şehit cesetlerinin bozulmadan korunduğuna dair güçlü bir delil olarak İslâm geleneğinde önemli bir yer tutmaktadır. Uhud şehitliğinin mevcut konumu, bu yeniden defin işleminin yapıldığı ikinci mezarlık alanına karşılık gelmektedir. Uhud Gazvesi'nde toplam 70 müslüman şehit düşmüştür; Hz. Hamza, Mus'ab b. Umeyr ve diğer pek çok büyük sahâbî bu şehitler arasındadır. [Kaynak: "Uhud Gazvesi", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/uhud-gazvesi; Buhârî, "Meğâzî", 23]

Önem ve Rivayetler

Câbir b. Abdullah şöyle anlatmaktadır: Muâviye su kanalı açtırmak istedi; Uhud şehitlerinin kabirlerine uğrandı. Kazı yapıldığında şehitlerin cesetleri eksiksiz hâlde bulundu; bir kürek değince kandan başka bir şey çıkmadı. Câbir: "Babamı tanıdım, kaldırdım ve defnettim." dedi. [Kaynak: Buhârî, "Cenâiz", 76; Ebû Dâvûd, "Cenâiz", 25] --- Allah Teâlâ şehitler hakkında şöyle buyurmuştur: "Allah yolunda öldürülenleri ölü saymayın; bilakis onlar Rableri katında diri olup rızıklanmaktadırlar." [Kaynak: Âl-i İmrân, 3/169]