DiğerDiğer·Medine

Hayber Kalesi Merhab -1- Khaybar Fort

Hayber Kalesi Merhab (1. Kale), Hz. Ali'nin Hayber Gazvesi'nde Yahudilerin ünlü savaşçısı Merhab'ı teke tek dövüşte öldürerek fethettiği Kamûs Kalesi'nin bulunduğu alandır. Hayber'in en güçlü ve en büyük kalesi olan Kamûs, Hz. Ali'nin efsanevi kahramanlığıyla İslâm tarihine geçmiştir.

Diğer

Hayber Kalesi Merhab -1- Khaybar Fort

Konum

Medine, Suudi Arabistan

Harita

Tarihçe

Hayber, Medine'nin yaklaşık 165-180 km kuzeyinde, Medine-Suriye yolu üzerinde konumlanan ve tarihin en verimli hurmalıklarına ev sahipliği yapan eski bir Yahudi yerleşim merkezidir. "Hayber" adının İbrânîce'de kale anlamına gelen bir kökten geldiği düşünülmektedir. Hayber Gazvesi, H. 7 Muharrem ayında (M. Mayıs 628) Hudeybiye Antlaşması'nın ardından gerçekleşti. Hudeybiye dönüşünde müslümanlar mağdur bir ruh hâli içindeydi; bunun üzerine Allah Teâlâ Fetih Sûresi'ni indirdi ve yakında büyük bir fetih müjdeledi. Bu fetih Hayber oldu. Hayber, bir kaleler topluluğundan ibaretti. Başlıca kaleler şunlardı: Nâim, Kamus (Kamûs), Natât (Netah), Şık ve Ketîbe. Bunların yanı sıra Vatîh ve Sülâlim de bölgedeki kaleler arasındaydı. Her kale ayrı ayrı kuşatıldı ve feth edildi. Hz. Peygamber İslâm ordusunu gece vakti Hayber'e yaklaştırdı; sabah olunca Hayberliler tarlalara çıkmaya başlayınca İslâm ordusunu gördüler. Hz. Peygamber sancağı önce Hz. Ebûbekir'e, ardından Hz. Ömer'e verdi; her ikisi de büyük çarpışmalar yaşandı ancak kesin zafer kazanılamadı. Bunun üzerine Hz. Peygamber şöyle buyurdu: "Bu sancağı yarın Allah'ı ve Resûlünü seven, Allah'ın fethi kendisine nasip edeceği bir yiğide vereceğim." Ertesi sabah Hz. Ali'yi çağırdı; gözlerinde rahatsızlık olmasına rağmen Hz. Peygamber tükrüğüyle gözlerini meshetti ve sancağı ona verdi. Hz. Ali Hayber'in en güçlü kalesi olan Kamûs'u fethetti; bu sırada Yahudilerin ünlü savaşçısı Merhab'ı teke tek dövüşte öldürdü. Kamûs'un ardından Netah, Şık ve Ketîbe de sırasıyla fethedildi; bir kısmı barış yoluyla, bir kısmı savaşla alındı. Fethin ardından Hz. Peygamber Hayber Yahudilerine son derece insancıl davrandı: Önce hepsinin canını bağışlayarak yurtlarını terk etmelerine izin verdi; ardından daha da yumuşayarak hasatlarının yarısını kendilerine bırakmak şartıyla yerlerinde kalmalarına müsaade etti. Bu uygulama, muzâraa (ortakçılık) sisteminin erken bir örneği sayılmaktadır. Hayber Gazvesi'nde önemli bir olay daha yaşandı: Hayberli Yahudi bir kadın olan Zeynep bint el-Hâris, Hz. Peygamber'e zehirli kızarmış koyun ikram etti. Hz. Peygamber bir lokma alır almaz zehri fark etti ve tükürdü; ancak yanındaki sahâbî Bişr b. el-Berâ bu etten yedi ve zehirlenerek hayatını kaybetti. Zeynep sorgulandığında babasının ve kocasının Hayber'de öldürüldüğünü söyledi. [Kaynak: "Hayber", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/hayber; "Hayber Gazvesi", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/hayber-gazvesi]

Önem ve Rivayetler

Hz. Peygamber Hayber seferi öncesi şöyle buyurdu: "Bu sancağı, Allah'ı ve Resûlünü seven ve Allah'ın fethi nasip edeceği bir yiğide vereceğim." Ertesi sabah sancağı Hz. Ali'ye verdi. [Kaynak: Buhârî, "Meğâzî", 38; Müslim, "Fedâilü's-Sahâbe", 34]