DiğerDiğer·Medine

Fetih günü Kızım Fatıma olsa hırsıza ceza keserim

Mekke'nin fethi sırasında bir Mahzum kabilesi kadınının hırsızlık yapması üzerine yaşanan ve Hz. Peygamber'in 'Kızım Fâtıma olsa elini keserdim' dediği tarihi olayın mekânı. İslâm hukukunda kanunun herkese eşit uygulanmasının simgesi olan bu hadise, Medine'de de anlatılmıştır.

Diğer

Fetih günü Kızım Fatıma olsa hırsıza ceza keserim

Konum

Medine, Suudi Arabistan

Harita

Tarihçe

Bu hadise, Mekke'nin fethi sırasında (H. 8/M. 630) gerçekleşmiştir. Mahzum kabilesinden bir kadın hırsızlık yapmış ve bu suç sabit olunca el kesme cezasının uygulanması gündeme gelmişti. Kadının kabilesi büyük bir endişeye kapıldı. Kim Hz. Peygamber'e bu konuda şefaat edebilirdi? Sonunda Hz. Peygamber'in çok sevdiği Üsâme b. Zeyd'i araya sokmaya karar verdiler. Üsâme kadın için şefaat etmeye kalktı. Hz. Peygamber'in yüzü anında değişti ve şöyle dedi: "Allah'ın hadlerinden bir hadde şefaat mi ediyorsun?" Ardından kalktı ve bir hutbe irad etti: "Sizden öncekiler sadece şu yüzden helak oldular: İçlerinden güçlü biri çalarsa onu bırakırlar, zayıf biri çalarsa hemen cezalandırırlardı. Allah'a yemin ederim ki, eğer Muhammed'in kızı Fâtıma çalmış olsaydı, onun da elini keserdim." Bu hadis, İslâm hukukunda kanun önünde eşitliğin, hiçbir ayrıcalığın kabul edilmediğinin en güçlü beyanıdır. Hz. Peygamber, kendi evladını bile bu ilkenin dışında tutmayacağını açıkça ifade etmiştir. Aynı zamanda şefaatin hadler (had cezaları) konusunda geçersiz olduğunu ortaya koymaktadır. [Kaynak: Buhârî, Enbiyâ 54, Hudûd 11-12; Müslim, Hudûd 8-9; TDV İslâm Ansiklopedisi, "Had" maddesi, islamansiklopedisi.org.tr/had]

Önem ve Rivayetler

Hz. Peygamber (s.a.s.) şöyle buyurdu: "Allah'a yemin ederim ki, eğer Fâtıma bint Muhammed çalmış olsaydı, onun da elini keserdim." (Buhârî, Hudûd 11; Müslim, Hudûd 8) [Kaynak: Buhârî, el-Câmiu's-Sahîh, Hudûd 11; Müslim, el-Câmiu's-Sahîh, Hudûd 8]