Ebu Lubabe – tövbe- Direği
Ebû Lübâbe Tevbe Direği (Üstüvânetü Ebî Lübâbe / Üstüvânetü't-Tevbe), Mescid-i Nebevî'de sahâbî Ebû Lübâbe'nin Benî Kurayza kuşatmasında yaptığı hatanın ardından tevbesi kabul edilene kadar kendini bağladığı tarihi sütundur. Bu sütun, pişmanlığın ve ilâhî affın sembolü olarak İslâm geleneğinde özel bir yer tutmaktadır.
Ebu Lubabe – tövbe- Direği
Ebu Lubabe – tövbe- Direği
Konum
Medine, Suudi Arabistan
HaritaTarihçe
Ebû Lübâbe b. Abdülmünzir, Medine'nin Evs kabilesinden bir Ensar sahâbîsidir. Hendek Gazvesi'nin ardından Benî Kurayza Yahudileri kuşatılırken yaşanan şu hadise bu sütunu tarihe kazımıştır: Benî Kurayza, teslim olmaları hâlinde Hz. Peygamber'in kendilerine nasıl davranacağını öğrenmek amacıyla eski anlaşma ortakları Evslileri devreye soktu. Hz. Peygamber, Benî Kurayza'ya elçi olarak Ebû Lübâbe'yi gönderdi. Yahudiler "Teslim olursak bize ne yapacak?" diye sorunca Ebû Lübâbe içgüdüsel olarak eliyle boynuna işaret ederek hükmün ölüm olacağını ima etti. Bu hareketi yaptığının hemen farkına vardı ve içi sıkıntıyla doldu: Hz. Peygamber'e olan sadakatine ihanet etmişti; Yahudilere gizli bilgi vermişti. Pişmanlığın verdiği derin üzüntüyle doğruca Mescid-i Nebevî'ye geldi ve "Tevbemi Allah kabul edene kadar buradan ayrılmayacağım" diyerek kendini bu sütuna bağladı. Hz. Peygamber "Eğer bana gelseydi dua ederdim; Allah'a sığındığına göre affını Allah'tan beklesin" buyurdu. Ebû Lübâde altı gün boyunca bu sütuna bağlı kaldı; namaz vakitlerinde ve aslî ihtiyaçları için hanımı gelip onu çözerdi. Altıncı günün sabahında, Hz. Peygamber Ümmü Seleme'nin evinde teheccüd namazını kılarken Tevbe Sûresi'nin 102. âyeti nazil oldu: "Diğerleri günahlarını itiraf ettiler; onlar salih bir ameli diğer kötülükle karıştırdılar. Umulur ki Allah onların tevbesini kabul eder." Ümmü Seleme müjdeyi verdi; Hz. Peygamber bizzat Ebû Lübâbe'nin iplerini çözdü. [Kaynak: "Ebû Lübâbe", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/ebu-lubabe; Diyanet Haber, Ravza-i Mutahhara'daki Sütunlar]
Önem ve Rivayetler
Allah Teâlâ Ebû Lübâbe'nin tevbesi kabul edilince şu âyeti indirdi: "Diğer bir kısmı ise günahlarını itiraf ettiler; onlar salih bir ameli diğer kötü bir amelle karıştırdılar. Umulur ki Allah onların tevbesini kabul eder. Şüphesiz Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir." [Kaynak: et-Tevbe, 9/102]
Keşfetmeye Devam Et
1.000+ tarihi mekânı
keşfet ve öğren.
