DiğerDiğer·Medine

Dilenmek için gelene balta vermesi

Hz. Peygamber'in dilenen bir adama para vermek yerine elindeki baltayı sattırıp geçimlik temin ettiğine dair meşhur olayın Medine'deki mekânı. 'Dilenmek ancak üç durumda helal olur' hadisiyle birlikte İslâm'ın çalışmaya verdiği önemi somutlaştıran bu hadise, İslâm sosyal yardım anlayışının temel ilkelerini belgelemektedir.

Diğer

Dilenmek için gelene balta vermesi

Konum

Medine, Suudi Arabistan

Harita

Tarihçe

Bir adam Hz. Peygamber'e geldi ve dilendi. Hz. Peygamber ona doğrudan para vermek yerine evindeki eşyaları araştırdı. Rivayetlere göre adamın evinde iki şey çıktı: Bir kap ve bir balta ya da keser. Hz. Peygamber sahâbeden birine bu iki eşyayı açık artırmayla satmasını emretti. Eşyalar birkaç dirheme satıldı. Hz. Peygamber bu parayla adama bir balta aldırdı, geriye kalan bir dirhemi de yiyecek için bıraktı. Adamın baltayla odun kesmesini, bunu satarak geçimini sağlamasını söyledi ve iki hafta sonra geldiğinde durumunu bildirmesini istedi. Adam iki hafta sonra döndü. On dirhem kazanmıştı; bununla hem yiyecek almış hem de giysisini yenilemişti. Hz. Peygamber memnuniyetle buyurdu: "Bu, senin için kıyamet gününde yüzünde bir dilencilik lekesiyle gelmekten daha hayırlıdır. Dilenmek ancak üç kişiye helal olur: Fakirliği kesin olarak bilinen kimseye, ağır bir borç altında ezilene ve can yakıcı bir musibetle her şeyini yitirene." Bu olay, İslâm'ın dilenciliğe bakışını ve sosyal yardım anlayışını çok boyutlu biçimde ortaya koymaktadır. Hz. Peygamber yardımı doğrudan vermek yerine bireyin üretkenliğini ve onurunu koruyan kalıcı bir çözüm arayışına girmiştir. Bu yaklaşım, İslâm'ın "balık verme, balık tutmayı öğret" anlayışının somut bir tarihsel örneğidir. [Kaynak: Ebû Dâvud, Zekât 26; Nesâî, Zekât 85; TDV İslâm Ansiklopedisi, "Dilencilik" maddesi, islamansiklopedisi.org.tr/dilencilik; "Sadaka" maddesi, islamansiklopedisi.org.tr/sadaka]

Önem ve Rivayetler

Hz. Peygamber (s.a.s.) şöyle buyurdu: "Dilenmek, zengin kimse için onu yüzünde bir yara hâline getirinceye kadar helal değildir. Dilenmek yalnızca şu üç durumda helal olur: Gerçek anlamda son derece yoksul olan kimse, altından kalkılamaz borç içine düşen kimse ve can yakıcı bir felakete uğrayan kimse." (Ebû Dâvud, Zekât 26; Tirmizî, Zekât 23) [Kaynak: Ebû Dâvud, es-Sünen, Zekât 26; Tirmizî, es-Sünen, Zekât 23] --- Hz. Peygamber (s.a.s.) şöyle buyurmuştur: "Sizden birinin ipini alıp sırtında odun taşıyarak satması, Allah'ın kendisine verip vermeyeceği belirsiz dilenciliği tercih etmesinden daha hayırlıdır." (Buhârî, Zekât 50; Müslim, Zekât 105) [Kaynak: Buhârî, el-Câmiu's-Sahîh, Zekât 50; Müslim, el-Câmiu's-Sahîh, Zekât 105]