DiğerDiğer·Mekke

Darun'Nedve

Dârünnedve (دار الندوة), Câhiliye döneminde Mekke'de Kureyş'in toplantı ve danışma meclisinin yapıldığı, Kâbe'ye bitişik tarihi binayı ifade eder. İslam tarihinin en kritik olaylarından biri olan suikast planının —Hz. Peygamber'in Mekke'den Medine'ye kaçmadan önce ona karşı düzenlenen komplonun— burada kurulduğu rivayet edilmektedir. Bu yapı, bugün Mescid-i Harâm'ın genişletilmesiyle tamamen yıkılmış; yerine caminin bir bölümü inşa edilmiştir.

Diğer

Darun'Nedve

Konum

Mekke, Suudi Arabistan

Harita

Tarihçe

Dârünnedve, Kureyş kabilesinin kurucusu Kusay b. Kilâb tarafından inşa ettirilmiş en eski Mekke yapılarından biridir. Adı Arapça'da "toplantı yeri, danışma evi" anlamına gelmektedir. Mescid-i Harâm'ın kuzeyine bitişik konumdaydı ve Kureyş'in kabile işlerini, savaş kararlarını ve ticaret meselelerini görüştüğü en yüksek karar organı olarak işlev görüyordu. Hz. Peygamber'in hicret kararı Dârünnedve'de suikast komployuyla bağlantılıdır. Mekke müşrikleri, Hz. Peygamber'i öldürmek ya da sürmek amacıyla Dârünnedve'de toplandılar. Kur'an'da anlatılan bu plana göre düşmanlar, "her kabileden bir genç katılsın ve ona hep birlikte vursunlar; böylece Hâşimoğulları kan davası gütmek için tek başına bir kabile bulamasın" şeklinde karar aldı (el-Enfâl 8/30). Ne var ki bu planı Allah önceden Hz. Peygamber'e bildirdi; o da Hz. Ali'yi yatağına yatırıp gece Hz. Ebûbekir ile birlikte evden ayrıldı. Emevî Halifesi Muâviye b. Ebû Süfyân, Dârünnedve'yi 100.000 dirhem karşılığında satın alarak oğlu Yezîd adına kendi işi için baktırtmıştır. Emevîler döneminde Mescid-i Harâm genişletilirken Dârünnedve de camiye dahil edilmiştir. Bugün tamamen ortadan kalkmış olan bu tarihi yapının yeri, Mescid-i Harâm'ın kuzey revakının yer aldığı bölüme tekabül etmektedir. [Kaynak: Nebi Bozkurt, Mustafa Sabri Küçükaşcı, "Mekke", TDV İslâm Ansiklopedisi. https://islamansiklopedisi.org.tr/mekke; İbn Hişâm, es-Sîre, II, 91-94.; Ezrakî, Ahbâru Mekke, I, 295-307.]

Önem ve Rivayetler

"Hani inkâr edenler seni tutuklamak, öldürmek ya da yurdundan sürmek için tuzak kuruyorlardı. Onlar tuzak kurarken Allah da onların tuzaklarını bozuyordu. Allah tuzak bozanların en hayırlısıdır." (el-Enfâl, 8/30)