DiğerDiğer·Mekke

Abdullah b. Tarık'ın şehit edilmesi

Hz. Abdullah b. Târık'ın Şehit Edildiği Yer, Recî' Vak'ası sırasında (H. 4/M. 625) teslim olmak zorunda kalan ve Mekke'ye doğru götürülürken kaçmaya çalışınca taşlanarak şehit edilen sahâbî Abdullah b. Târık b. Amr el-Belevî'nin hayatını kaybettiği tarihi mekânı simgelemektedir.

Diğer

Abdullah b. Tarık'ın şehit edilmesi

Konum

Mekke, Suudi Arabistan

Harita

Tarihçe

Abdullah b. Târık, Belî kabilesinden olup Recî' Vak'ası'nda pusuya düşürülen ve Hubeyb b. Adî ile Zeyd b. Desine'nin yanında teslim olan üçüncü sahâbîdir. Recî' Vak'ası şöyle gelişmişti: Adal ve Kāre kabileleri, Medine'ye gelerek İslam'ı öğretecek muallimler talep etti. Hz. Peygamber bu isteği kabul ederek 6 ila 10 kişilik seçkin bir tebliğ heyeti gönderdi. Heyet Huzeyl topraklarındaki Recî' suyu başında konakladığında, gizlice haber almış olan Lihyânoğulları 100 kişilik bir kuvvetle onları kuşattı. Savaşı tercih edenler orada şehit düştü; teslim olmayı kabul eden Hubeyb, Zeyd ve Abdullah b. Târık ise Mekke'ye götürülmek üzere esir alındı. Ancak yolda Abdullah b. Târık, yanında sakladığı eli bağlı olduğu ipi kırdı ve kaçmaya teşebbüs etti. Mızrak ve kılıçla yakalanamazsa da taşlamakla durduruldu; taşların altında şehit oldu. Bazı rivayetlere göre hain rehberlerden biri onu ok atarak hayatına son verdi. Abdullah b. Târık'ın şehit edildiği yer, Recî' ile Mekke arasındaki bir noktadır. Hubeyb ve Zeyd'den farklı olarak Abdullah Mekke'ye ulaşamadı; yolda şehit düştü. Recî' Vak'ası, İslam tarihinin en hüzün verici olaylarından biri olarak kayıtlara geçmiştir. Hz. Peygamber bu vak'adan dolayı otuz ila kırk gün sabah namazlarında ilgili kabilelere beddua etmiştir. [Kaynak: Mustafa Sabri Küçükaşcı, "Recî' Vak'ası", TDV İslâm Ansiklopedisi, c. 34, s. 510-511. https://islamansiklopedisi.org.tr/reci-vakasi; İbn Hişâm, es-Sîre, III, 155-175.; Buhârî, Sahîhu'l-Buhârî, "Meğâzî", 28.]

Önem ve Rivayetler

Abdullah b. Târık yolda hain rehberleri fark edince elini ip den kurtarıp kaçmaya çalıştı; ancak taşlara maruz kalarak şehit oldu. Sahâbîler arasında onun için ağlandığı aktarılmaktadır. (İbn Hişâm, es-Sîre, III, 170-173)