Huneyn Vadisi
Huneyn Gazvesi (غزوة حنين), Mekke fethinden yaklaşık 17 gün sonra H. 11 Şevval 8 / M. 1 Şubat 630'da Hz. Peygamber komutasındaki 12.000 kişilik İslam ordusuyla Hevâzin ve Sakîf kabilelerinden oluşan büyük bir müşrik kuvvet arasında Huneyn vadisinde gerçekleşen ve Kur'an-ı Kerim'de adı zikredilen iki gazveden biri olan tarihi savaştır (diğeri Bedir Gazvesi).
Huneyn Vadisi
Huneyn Vadisi
Konum
Mekke, Suudi Arabistan
HaritaTarihçe
Mekke'nin fethinin haberi kısa sürede yayıldı. Mekke çevresindeki kabileler arasında en güçlüsü konumundaki Hevâzinliler, "Sıra bize geldi" düşüncesiyle Kureyş'in yerini alan yeni İslam devletiyle yüzleşmeye karar verdi. Hevâzin kabileler topluluğunun reisi Mâlik b. Avf en-Nasrî, yaklaşık 20.000 kişilik büyük bir kuvveti Tâif yakınındaki Evtâs vadisinde topladı. Sakîf kabilesi de bu koalisyona katıldı. Mâlik, askerlerin savaş meydanından kaçmasını önlemek amacıyla onların kadın, çocuk, mal ve hayvanlarını da ordugâha getirmelerini emretti; böylece her asker düşman karşısında ya galip gelecek ya da ailesini esarete düşürecekti. Hz. Peygamber Mekke'nin fethinden 17 gün sonra hazırlıklarını tamamladı. Fetih için Medine'den gelen 10.000 askere, 2.000 yeni müslüman olan Mekkelinin katılmasıyla toplam 12.000 kişilik bir ordu oluştu. Hz. Peygamber henüz İslam'a girmemiş Safvân b. Ümeyye'den 100 zırh ve 50.000 dirhem, Nevfel b. Hâris'ten 300 mızrak borç aldı; savaştan sonra bunları eksiksiz iade etti. 11 Şevval 8 (1 Şubat 630) Perşembe sabahı şafak sökerken ordu Huneyn vadisine girdi. Hevâzinliler vadinin iki yamacına gizlenerek pusu kurmuş bekliyordu. Hâlid b. Velîd komutasındaki öncü birlikler geçide girerken aniden ok yağmuruna tutuldu; panik büyüyünce bütün ordu kaçmaya başladı. Kalabalıkları "sizi güçlü kılacak" diye sahâbîleri büyüleyen bu 12.000 kişi birkaç dakika içinde dağıldı. Kur'an'ın Tevbe suresinde bu anın tam anlamıyla özeti verilmektedir: "Sayınızın çokluğu sizi böbürlendirmişti; fakat bu size hiçbir şey kazandırmadı." Hz. Peygamber savaş alanında yalnız başına kaldı. Katırından inmedi; amcası Hz. Abbas sesiyle "Ey Ensar! Ey semure ağacının ashabı!" diye bağırınca askerler geri döndü; önce 100, sonra giderek artan sayıda sahâbî toparlandı. Karşı hücumla Hevâzinliler bozguna uğratıldı. Müşrik kuvvetleri Tâif'e kaçtı. Bu savaşta yaklaşık 200 müslüman şehit oldu; müşrik tarafında ise şair-savaşçı Düreyd b. Sımme dahil yaklaşık 300 kişi hayatını kaybetti. Ele geçirilen esirler arasında 6.000 kişi, 24.000 deve, 40.000'den fazla koyun-keçi vardı. Ci'râne'de toplanan ganimetlerin dağıtımı sırasında Hz. Peygamber, yeni müslüman olan kabilelerin gönüllerini kazanmak amacıyla "müellefe-i kulûba" (kalpleri İslam'a ısındırılmak istenenler) çok sayıda pay verdi. Ansâr bu kez fazla pay almadı; Hz. Peygamber onlara şöyle dedi: "Ey Ensar! Başkaları dünya malını aldı, siz Allah'ın resulünü yanınıza götürdünüz. Bunu istemez misiniz?" Ensâr hem ağlıyor hem de "Razıyız!" diyordu. [Kaynak: Muhammed Hamîdullah, "Huneyn Gazvesi", TDV İslâm Ansiklopedisi. https://islamansiklopedisi.org.tr/huneyn-gazvesi]
Önem ve Rivayetler
"Andolsun ki Allah size birçok yerde ve Huneyn günü de yardım etmişti. Hani çokluğunuz sizi böbürlendirmişti de bu çokluk size hiçbir fayda sağlamamış, yeryüzü bütün genişliğiyle dar gelmişti; sonunda bozularak geri dönmüştünüz. Sonra Allah peygamberine ve müminlere güven duygusu indirdi, sizin görmediğiniz orduları indirdi ve inkâr edenlere azap etti. Kâfirlerin cezası işte budur." (et-Tevbe, 9/25-26)
Keşfetmeye Devam Et
1.000+ tarihi mekânı
keşfet ve öğren.
