Dağ / VadiDağ / Vadi·Mekke

Hamraul Esed Dağı Seferi

Hamrau'l-Esed (حمراء الأسد), Uhud Gazvesi'nin (H. 3/M. 625) ertesi günü Hz. Peygamber'in yaralı ordusunu yeniden toparlayarak düşmanı takip ettiği sembolik sefer mevkiidir. Medine'nin yaklaşık 8 mil güneyindeki bu köye kadar süren bu harekât, Uhud'un psikolojik etkisini kırmak ve Kureyş'in geri dönme cesaretini kırmak bakımından büyük stratejik öneme sahiptir.

Dağ / Vadi

Hamraul Esed Dağı Seferi

Konum

Mekke, Suudi Arabistan

Harita

Tarihçe

Uhud Gazvesi'nde (7 Şevval 3 / Mart 625) müslümanlar ilk aşamada üstünlük sağlamış; ancak okçuların yerlerini terk etmesiyle Hâlid b. Velîd komutasındaki Kureyş süvarilerinin çevirme harekâtı müslümanların saflarını dağıtmıştı. Hz. Peygamber de bu savaşta yaralanmış, bir ara şehit olduğuna dair söylenti yayılmıştı. Savaş sona erdiğinde müslümanlar 70 şehit vermişti. Kureyş ordusu zaferden sonra Mekke'ye dönmeye başladı; ancak bazı komutanlar Medine'ye kadar ilerlemeyi önerdi. Tam bu sırada Hz. Peygamber, Uhud dönüşünün ertesi günü ağır yaralarına rağmen yeniden ordusunu topladı. Münâdiler şehirde şu çağrıyı yaptı: "Nebî'nin seferi için ancak Uhud'da dün bizimle savaşmış olanlar çıkacaktır!" Bu şekilde yeniden toplanan orduyla Hz. Peygamber Hamrau'l-Esed'e kadar ilerledi; burada üç gün boyunca düşmanı gözetledi. Hz. Peygamber'in bu hareketi Kureyş komutanlarını şaşırttı: Uhud'da yorgun ve yaralı düşen bir ordunun bu kadar çabuk toparlanması beklenmedik bir kararlılığa işaret ediyordu. Geri dönmekten caydıran bir diğer etken, Kureyş'in müttefiki Ma'bed el-Huzâî'nin ordu hakkında düşmanı abartılı biçimde anlatan haberleriydi. Sonuçta Kureyş Medine'ye saldırmaktan vazgeçerek geri çekildi. Hz. Peygamber Hamrau'l-Esed'de Ebû Azze el-Cuhmî ve Muâviye b. Muğîre adlı iki Kureyşli esiri idam ettirdi. Ayrıca bir Nadr b. Hâris'in akrabası olan bu esirlerin affedilmeyişi, Bedir esirlerine uygulanan fidye yolunun tekrar kullanılmasının artık mümkün olmadığını da ortaya koyuyordu. Hamrau'l-Esed harekâtı, yenik bir orduyu hızla toparlamak ve stratejik inisiyatifi kaybetmemek açısından Hz. Peygamber'in askerî dehâsının somut bir göstergesidir. Kur'an bu durumu Âl-i İmrân suresinde methederek müminlerin iman kararlılığının canlı bir örneği olarak yansıtmıştır. [Kaynak: Ahmet Önkal, "Hamrâü'l-Esed Gazvesi", TDV İslâm Ansiklopedisi. https://islamansiklopedisi.org.tr/hamraeul-esed-gazvesi; İbn Hişâm, es-Sîre, III, 107-115.]

Önem ve Rivayetler

"Yaralanmalarına rağmen Allah'ın ve Peygamber'in çağrısına uyan ve iyilik edip Allah'tan korkanlar için büyük bir mükâfat vardır. O kimseler ki insanlar onlara 'size karşı bir ordu toplandı, onlardan korkun' dediklerinde bu onların imanını artırdı ve 'Allah bize yeter, O ne güzel vekildir' dediler." (Âl-i İmrân, 3/172-173)