Dağ / VadiDağ / Vadi·Mekke

Arafat Dağı Cebel-i Rahme (Rahmet Tepesi) İlâl veya Elâl veya Kurayn dağı

Cebelirahme (جبل الرحمة - Rahmet Dağı), Arafat vadisinin kuzey kesiminde yükselen, yaklaşık 70 metre yüksekliğinde granit bir tepedir. Hz. Peygamber'in Vedâ haccında vakfesini bu tepenin eteğindeki Nâbit tepesi üzerinde yaptığı rivayet edilmektedir. Halk arasında Arafat Dağı olarak da anılan bu tepe, hacıların en yoğun biçimde toplandığı ve dualarını yaptığı kutsal mekânlardan biridir.

Dağ / Vadi

Arafat Dağı Cebel-i Rahme (Rahmet Tepesi) İlâl veya Elâl veya Kurayn dağı

Konum

Mekke, Suudi Arabistan

Harita

Tarihçe

Cebelirahme, kaynaklarda İlâl veya Elâl olarak da geçmekte olup bu isimler dil âlimleri arasında tartışmalıdır. Halk arasında "Arafat Dağı" veya "Rahmet Tepesi" olarak yaygınlaşan isim, İslam âlimlerine göre bu dağın aslî adı değil, sonradan kazandığı halk lakabıdır. Hz. Peygamber Vedâ haccında (10/632) Cebelirahme'nin eteğindeki Nâbit tepesinde, Neb'a ve Nübey'a kayaları arasında vakfesini yapmıştır. Hacılar bu tarihi vakfenin gerçekleştiği yerde bulunmayı arzu ettiğinden Cebelirahme ve çevresi her yıl en kalabalık vakfe mekânı hâline gelmektedir. Hz. Peygamber'in vakfesi ve tarihi Vedâ hutbesi burada okunmuştur. Erken dönem kaynaklarına göre Abdullah b. Zübeyr zamanında Urene vadisinde, arefe günü öğle ve ikindi namazlarının cem edilerek kılındığı yerde Hz. Peygamber'e ait taştan bir minber bulunuyordu; bu minber sel suları tarafından götürülünce yerine ağaçtan bir minber yaptırılmıştır. Osmanlı döneminde Cebelirahme'nin tepesine bir dikilitaş dikilmiş; hacılara mekânın önemini hatırlatacak çeşitli düzenlemeler yapılmıştır. Suudi döneminde ise tepenin çevresine genişletilmiş yollar inşa edilmiş, Arafat sahasını kuşatan modern altyapı Cebelirahme çevresinde yoğunlaşmıştır. Günümüzde tepenin üzerinde Suudi döneminde inşa edilmiş bir sütun bulunmakta ve bu bölge milyonlarca hacının duygusal bir vecdle dua ettiği merkez hâline gelmektedir. Fıkıh âlimleri, vakfenin Cebelirahme'nin tepesine çıkılarak yapılması gerekmediğini; Hz. Peygamber'in "Arafat'ın tamamı vakfe yeridir" buyurması uyarınca Arafat sınırları içindeki her yerde vakfenin geçerli olduğunu vurgulamışlardır. [Kaynak: Mustafa Sabri Küçükaşcı, "Cebelirahme", TDV İslâm Ansiklopedisi. https://islamansiklopedisi.org.tr/cebelirahme; Müslim, Sahîhu Müslim, "Hac", 149.]

Önem ve Rivayetler

"Arafat'ın tamamı vakfe yeridir, Urene vadisinden uzak durunuz. Müzdelife'nin tamamı vakfe yeridir, Muhassir vadisinden uzak durunuz..." (Müslim, "Hac", 149; Ebû Dâvûd, "Menâsik", 68) "Arafat'tan ayrılınca Meş'arü'l-Harâm'da Allah'ı zikredin ve O'nu, size gösterdiği şekilde anın..." (el-Bakara, 2/198)